Sürükle
img
Vetrokent Vetrokent

Parvoviral enterit, özellikle yavru köpeklerde görülen, son derece bulaşıcı, hızlı ilerleyen ve tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen viral bir sindirim sistemi hastalığıdır. Hastalığa neden olan Canine Parvovirus (CPV-2), çevre koşullarına oldukça dayanıklıdır ve uygun ortamlarda aylarca, hatta bir yıla kadar canlı kalabilir. Bu nedenle enfekte köpeklerin dışkısı ve bu dışkıyla kontamine olmuş mama kapları, su kapları, zeminler, kıyafetler, ayakkabılar ve eller aracılığıyla kolayca ağız yoluyla bulaşabilir. Özellikle 6 hafta ile 6 ay arasındaki yavru köpekler, aşısız veya eksik aşılı bireyler, anne sütünden yeterli bağışıklık alamayan yavrular ve barınak gibi toplu yaşam alanlarında bulunan köpekler yüksek risk altındadır. Ayrıca Rottweiler, Doberman, Pitbull ve Alman Çoban Köpeği gibi bazı ırklarda hastalığın daha ağır seyrettiği bilinmektedir.

Hastalık genellikle ani başlar ve hızlı ilerler; şiddetli halsizlik, iştahsızlık, ateş veya vücut ısısında düşüş, kötü kokulu ve çoğunlukla kanlı ishal, tekrarlayan kusma, hızlı sıvı kaybı, karın ağrısı gibi belirtilerle kendini gösterir. İlerlemiş vakalarda şok ve ölüm görülebilir. Özellikle yavru köpeklerde belirtilerin başlamasından sonraki ilk 24–72 saat hayati önem taşır. Parvovirüs, vücutta hızlı bölünen hücreleri hedef alarak bağırsak mukozasında ciddi hasara, kemik iliğinde lökosit düşüşüne ve bağışıklık sisteminin baskılanmasına yol açar. Bağırsak bütünlüğünün bozulması sonucunda bakterilerin kana karışmasıyla sepsis gelişme riski de ortaya çıkar.

Tanı, klinik belirtiler, aşılama geçmişi, dışkıdan yapılan hızlı testler ve kan tahlillerinin birlikte değerlendirilmesiyle konur; ancak erken dönemde bazı testlerin yalancı negatif sonuç verebileceği unutulmamalıdır. Parvoviral enterit, mutlaka veteriner hekim tarafından acil olarak değerlendirilmesi gereken ciddi bir hastalıktır ve şüphe durumunda vakit kaybetmeden profesyonel yardım alınmalıdır. Korunmanın en etkili yolu düzenli aşılamadır; aşılar genellikle 6–8 haftalıkken başlar, 2–4 hafta aralıklarla tekrarlanır ve yavruluk dönemi sonrası yıllık olarak sürdürülür. Bunun yanında aşısız yavruların dış ortamla temasının sınırlandırılması, şüpheli alanların uygun şekilde dezenfekte edilmesi ve hasta köpeklerin izole edilmesi de hastalıktan korunmada önemli rol oynar.

Comments are closed