Sürükle
img
Vetrokent Vetrokent
blog-s-1-8

Feline Calicivirus (FCV), kedilerde en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonları ile ağız içi lezyonların önemli nedenlerinden biridir ve özellikle yavru, aşısız ya da çoklu kedi ortamlarında yaşayan kedilerde daha sık görülür. Hastalık bazı kedilerde hafif seyrederken, bazı vakalarda daha ağır ve komplikasyonlu bir tablo oluşturabilir. Calicivirus, enfekte kedilerin ağız ve burun salgıları ile tükürüğü aracılığıyla doğrudan temasla bulaşabileceği gibi, mama ve su kapları, kum kapları, taşıma çantaları ile eller ve kıyafetler gibi kontamine yüzeyler üzerinden dolaylı olarak da yayılabilir. Ayrıca bu virüs çevre koşullarına dayanıklıdır ve ortamda günler hatta haftalar boyunca canlı kalabildiği için bulaşma riski oldukça yüksektir.

Feline calicivirus her yaştaki kedide görülebilse de yavru kediler, aşısız veya eksik aşılı bireyler, barınak gibi çoklu kedi ortamlarında yaşayanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kediler daha yüksek risk altındadır. Hastalık genellikle ağız, solunum sistemi ve genel durum üzerinde etkili olur; ağız içinde yaralar (ülserler), diş etlerinde kızarıklık ve ağrı, ağızdan salya akışı, hapşırma, burun akıntısı, ateş, halsizlik ve iştahsızlık en sık görülen belirtiler arasındadır. Ağız içindeki ağrı nedeniyle kediler yemek yemekte zorlanabilir. Bazı vakalarda topallık (calici ilişkili artrit) ve daha nadiren şiddetli sistemik bulgular da ortaya çıkabilir.

Virüs, vücutta ağız ve solunum yolu epitelini etkileyerek lezyonlara neden olur ve bazı kedilerde uzun süreli taşıyıcılık gelişebilir; bu da klinik belirti olmasa bile virüsün yayılmasına zemin hazırlar. Tanı genellikle klinik belirtiler, aşılama öyküsü ve ağız ile solunum yolu muayenesine dayanarak konur; gerekli görülen durumlarda PCR gibi ileri tanı yöntemlerinden de yararlanılabilir. Feline calicivirus enfeksiyonu, veteriner hekim tarafından değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır ve özellikle ağız içi lezyonlara bağlı komplikasyonların önlenmesi açısından erken müdahale önemlidir.

Hastalıktan korunmada düzenli aşılama büyük önem taşır; karma aşılar enfeksiyonu tamamen engellemese bile hastalığın şiddetini belirgin şekilde azaltır. Bunun yanı sıra çoklu kedi bulunan ortamlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi, mama ve su kaplarının düzenli olarak temizlenmesi ve hasta kedilerin izole edilmesi bulaşmanın önlenmesinde önemli rol oynar.

Comments are closed